Gönderen Konu: Mayalar haklı mı? 21 Aralık'da Foton Kuşağına mı gireceğiz ve 2012 Seneryosu  (Okunma sayısı 1623 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Fatih SÜNNETCİ

  • Yönetici
  • Albay
  • *********
  • İleti: 5394
  • Karma +9/-2
  • Cinsiyet: Bay
    • MSN Messenger - Fatihsunnetci@msn.com
    • Yahoo Instant Messenger  - Fatihsunnetci@yahoo.com
    • Profili Görüntüle
    • Teamhondaintegra.com
    • E-Posta
Dün gece otururken arkadaşım "Tanrıların Arabaları" diye bir belgesel seyrettirdi.İzledikten sonra baya bi etkilendim araştırma yaptım sabaha kadar.Belgesel eski insanların "Tanrı" olarak tabir ettiği dünya dışı yaşamdan bahsediyor.Mısırdan çine çinden amerikaya tüm eski uygarlıklar açık açık ateşli arabalarla gökten inen tanrılar olarak bahsetmişler.Çok daha somut kanıtlarda var tabi.Neyse araştırayım dedim inanılmaz bilgilere ulaştım.İlk baş ufo larla ilgili bi sitede 2012 de gelicekleri yazıyordu.Oradan 2012de ne olucak sorusu kurcaladı kafamı bu sefer onu araştırdım ve sayısız forumda birazdan paylaşacağım metine benzer yazıyla karşılaştım.Korkmayın kıyamet falan olmıycak  Hepsinin arasından akla en yatkın şekilde yazılmış olanını seçtim diyer metinlerde aynı şeyi anlatyıyor ama en çok bilimsel kanıt sunan buydu.Buyurun 2012 seneryosu.Kıyametin geliceğine inanmazdım ama bişeyler olucağına inandım başından beri.Belki paylaştıklarım belkide farkında bile olmayacağımız başka birşey.Ama ufakta olsa birşey olucağından adım gibi eminim.Sizin düşünceniz ne?
Alıntıdır.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------



Foton Kuşağı etkisine ilk kez Atlantis devrinde girildiği sanılıyor

Kuşağın başlangıç noktası, küçük bir atom parçası ve onun
yörüngesinde olan bir grup elektrondan ibaret. İngiliz fizikçi Paul
Adrian Maurice Dirac, her bir partikül için bir anti-partikül
bulunduğunu öne sürmüştü. 1932'de Carl David Anderson bu anti-
partikülü buldu ve ona "positron" adını verdi. 1956'da anti-proton ve
anti-nötron keşfedildi. Bir anti-partkül şekillendiğinde, sıradan bir
partiküller evreninde meydana gelir ve bu, bir elektronla buluşup
çarpışmasından önce bir anlıktır. Bu çiftin toplam kütlesi "Foton"
formunda enerjiye dönüşür. Bu yeni ve önceden görülmemiş bir enerji
kaynağı gücü sunar.

1961 yılında uydu kaynaklı araçlar tarafından bir foton kuşağı
keşfedildi. Bu kuşağın gezegenimizden 400 ışık yılı uzakta olduğu
açıklandı. Astronom Jose Comas Sola yedi yıldızlı Pleiades takımı
üzerinde özel bir çalışma yaptı ve bir sistem oluşturduklarını
keşfetti, ki bizim güneşimiz ve daha pek çok yıldız da bu sistemin
parçalarıydılar ve her biri kendi gezegensel sistemlerine sahipti.
Güneşimiz bu sistem yörüngesini 24.000 yılda tamamlıyor. Bu 24.000
yıl iki bölümde alınıyor; 10.000 yılı karanlık (ya da Galaktik Gece),
2000 yıl ise Foton Kuşağı'nın ışığında geçirildiği sanılıyor. Ve bazı
bilim adamları tarafından, bulunduğumuz dönemin ışık bölgesine geçiş
olduğu tahmin edilmekte. Tahmin edildiğine göre böyle bir olay
dünyanın oluşumundan beri bir kez deneyimlendi ve bu tarihin de
Atlantis devrine rastladığı öne sürülüyor.

Foton Kuşağı temel olarak 3 elementi içermekte. İlki, "Null Zone"
(sıfır bölgesi). Bu bölge, madde ve madde olmayan parçaların kuşağın
proton parçalarını oluşturmak için çarpıştıkları bölge. Burası ayrıca
Pleiades yıldız sisteminin elektromanyetik alanlarının etkisiz
bırakıldığı yer. Bu süreç, bilinçlilik seviyelerimizi değiştirecek ve
evren yapısına farklı bir açıdan bakmamızı sağlayacak. Diğer bölme
ise foton ırmağı ile sıfır bölgesinin (null zone) iç kenarı arasında
olan akım alanı. Bu bölgeye geçişle daha yüksek boyuta geçiş imkanına
sahip olunacak.



2012'de Işık devrine geçiş yapılacağı söyleniyor

Foton Kuşağı, Dünya ile çarpışmak üzere olan yoğun bir foton(ışık
parçacıkları) enerji bandı olarak rapor ediliyor. Ulaştığında 5
günlük bir karanlık, elektriksizlik, yoğun ufo inişleri, insanlık
için psişik yeteneklerin ortaya çıkması, insan bedeninde oluşan
değişimler (transformasyonlar) ve daha pek çok değişim beklenmekte.
Şu anda karanlık dönemin sonunda olduğumuz ve bu dönemin 2012'de son
bularak 2000 yıllık "ışık" devrine geçiş yapılacağı söyleniyor.
Yıldız aktivasyonu güneş sistemimizin Pleiades (Alcyone yıldızı),
Sirius, Arcturus, Orion ve Andromeda ile aynı sıraya dizilmesi ile
başlayacak. Yaşanılacağı tahmin edilen en büyük deneyim ise, bu
kuşağa girildiğinde, şu anda bulunduğumuz 3. boyuttan 5. boyuta
yükseleceğimiz. Bu sıçrayış elbette ki beraberinde bir çok farklılık
ve mutasyonlar getirecek. Şimdiden deneyimlediğimiz olaylar da
aslında bu sıçrayışı doğrular nitelikte: ciddi iklim değişiklikleri,
kıta transferleri, v.s. Ayrıca bu kuşağa girildiğinde bilinçlilik
boyutlarının her birine geçiş imkanına sahip olacağımız tahmin
ediliyor. Şu anda küresel bilinç değişiminin sonuçlarını da birebir
deneyimliyoruz aslında. Dünyayı kasıp kavuran savaş ortamı, toplumlar
arası anlaşmazlıklar, politik sürtüşmeler ve olagelen olumsuzlukların
da bu geçiş döneminde, ya da "null zone"da bulunmamızdan dolayı
olduğunu düşünebiliriz.


Bütün canlılardaki değişim

Yaşadığımız bu dönem ve beklenen değişimler kutsal kitaplarda,
mitolojide ve bilim adamları tarafından da ayrıntılı şekilde
incelenmişti. Raporlara göre, Foton Kuşağı'na girildiğinde, gökyüzü
ateş gibi gözükecek, ancak soğuk olacak. Bu değişim ve yansımalar
elbette ki içine girilen kuşağın etkileriyle birlikte ortaya çıkan
kimyevi değişimler ve tranformasyonların sonucunda kendilerini açığa
çıkaracaklardır. Kuşağa ilk önce güneşimizin girmesi halinde ani bir
karanlığın olması da söz konusu, ki bu sürenin 110 saat kadar sürmesi
tahmin ediliyor. Güneşsel radyasyon ve Foton Kuşağı'nın arasındaki
etkileşim gökyüzünün yıldızlarla dolu gibi gözükmesine neden olacak.
Dünya bu kuşağa girdikçe tüm moleküller uyarılmış olacak ve atomlar
mutasyona uğrayacaklar. Bu duruma bağlı olarak fiziksel yapılarda
(insanla birlikte hayvan ve bitki aleminde de) farklılıkların meydana
gelmesi bekleniyor tabii ki.


Null Zone ve Schumann Rezonansı

Bu kuşağa girmeden önce, yani bu zamanda, "Null Zone" (sıfır bölgesi)
denilen zaman deneyimlenmekte. Bu dönem boyunca sismik aktivite ve
volkanik hareketlenme görülüyor. Ayrıca iklim değişiklikleri ve buna
bağlı olarak şiddetli tayfunlar, fırtınalar ve hortumlar
gözlemleniyor. "Null Zone", bir başka deyişle, madde ve madde olmayan
bütün partiküllerin yok edildiği yer. Oluşacağı beklenen bu foton
etkisi çok önemli, zira bize yeni bir enerji kaynağı sunacak. Bu
kaynak, doğal olarak fosil yakıtlara bir son verecek ve bunun
sonucunda da tahmin edildiği üzere daha yaşanılabilir bir dünya
oluşturulmuş olacak. Bu bölgeye geçişin kanıtı olarak gösterilen en
güçlü kaynak ise Schumann Rezonansı. Dünya'nın kalp atışı olarak
nitelendirilen bu titreşim daha önceki zamanlarda 8.1 iken günümüzde
12.1'e yükselmiş durumda, ve hızla yükselmekte. 13.0 olduğunda
ise "Null Zone"un tamamlanmış olacağı rapor ediliyor. Astrofiziksel
hesaplamalara göre Foton Kuşağı'na saatte 208.800 km hızla gireceğiz.
Kuşağın enerjisi fiziksel sonuçların yanında eterik ve spiritüel
anlamda da kendini gösterecek.

Bilimsel veriler, ciddi ve hızlı bir değişim olduğuna işaret ediyor

Rus bilim adamları tarafından açıklanan değişimler de galaksinin
merkezinden gelen enerjinin varlığını teyit eder yönde. Dr.Alexey
N.Dmitriev'in çalışması gösteriyor ki gezegenlerin atmosferleri,
gezegenlerin kendileriyle birlikte büyük bir hızla değişim geçiriyor.
Örneğin Mars atmosferi zamanla daha kalınlaşıyor; Ay, kendi
atmosferini oluşturmakta. Ya da bu tarz bir değişimi kendi
gezegenimizde görebiliyoruz: atmosferdeki HO(hidroksit) oranı daha
önce hiç ölçülmediği kadar fazla. Bu oran küresel ısınma, florkarbon
emilimleri ya da bu tarz oluşumlar sonucu oluşmuyor; sadece
kendilerini gösteriyorlar. İyonosfer tabakasında plazma jenerasyonu,
magnetosferde magnetik fırtınalar, atmosferde ise siklonlar aracılığı
ile enerji boşalımları oluşumları gözlemleniyor. Daha önceden nadir
rastlanan atmosferik yüksek enerji fenomenine artık daha sık ve yoğun
rastlanmakta. Gaz-plazma zarfının maddesel birleşimi de transforme
olmaktadır. Gezegenlerin manyetik alanları ya da parlaklıkları da
hızla değişiyor, artıyor. Jüpiter, Venüs, Uranüs ve Neptün, bu
sonuçların alındığı gezegenlerden.

Rus Ulusal Bilim Akademisi Foton Kuşağı üstüne çalışmalar yapıyor

Dünyamızda eyleme geçmiş olan transformasyonlar ise aşikar. Gün be
gün artan sismik aktivasyon, volkanik hareketlenmeler ve diğer bir
çok doğal felaketler elbette ki gözlerden kaçmıyor. Dr.Dmitriev'in
belirttiği ve dikkat çektiği nokta ise bu çeşit bir değişimin dünyada
daha önce 10.000 yıl önce görülmesi. Burada göze çarpan ve bazı
topluluklar tarafından ortaya atılan konu ise güneş ile dünyanın
değişimleri arasındaki bağlantı. Maalesef bu tarz konularda çoğu
bilgi ifşa edilmiyor. Bu tarz araştırmaların yapıldığı bir merkez de
Sibirya'daki Rus Ulusal Bilim Akademisi. Burada yapılan çalışmalar
sonucu edinilen bilgi ise şöyle: Şu anda Güneş Sistemi'nde yaşanılan
enerjisel değişimin tek olası sebebi farklı-daha yüksek olan bir
enerji alanına giriyor olmamız olabilir. Ve bu yüksek enerjiye
geçişin sonucunda DNA spirallerinin kendileri de değişim
geçirmekteler. Şimdiye kadar hayatımızda yer alan bilim araştırmaları
sonucu elde ettiğimiz bilgilerle ortaya çıkarılan 2 sarmallı DNA
yapısı hızla mutasyona uğramaktadır. Bu sıçrayışla da bu sarmalın
2'den 12'ye çıkacağı biliniyor. Bu enerji emiliminin Güneş
Sistemi'ndeki tüm maddelerin özünü değiştireceği bekleniyor, ki bir
bir de deneyimliyoruz çevremizde.

Aslında tüm bunlar, hücresel ya da ruhsal boyutta olsun, bize pek
yabancı değil. Çevremizde her an deneyimlediğimiz olayların dökümü
sadece. Kainata dikkatlice baktığımızda ve onu içsel sesimizle
dinlediğimizde bunlardan farklı bir şey duymayacağımız da aşikar.
Hergün yaşadığımız ve gün geçtikçe artan doğal felaketler, politik
sürtüşmeler, savaşlar, içsel değişimler binlerce yıldır beklenilen
dönemin getirileri elbette. Bunların hepsi asırlardır bekleniyordu;
kutsal kitaplarda olsun, kadim medeniyetlerin yazıtlarında olsun her
zaman karşımıza çıktılar. Şimdi ise bu değişime tanık oluyoruz ve
yeni dönemin getirdiği farklılıklara yaşamlarımızı adapte etmeye
hazırlanıyoruz. Zira başka seçeneğimiz de yok; ya değişimi kabul
edecek ve "bir" olacağız, ya da eski enerji ile birlikte savrulmayı
göze alacağız.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu sitedede bununla ilgili bir belgesel var.İngilizce olduğu için izlemedim.İsteyen izlesin yorum yapsın bilgilenelim

Awakening As One | uniting the way to the new world

Buda "Tanrıların Arabaları" belgeselinin linki
http://video.mynet.com/bayw/Belgesel...lari-1/412564/
Not:Belgesel 9part halindedir 1.part bittiğinde sag tarafta diger partların oldugu bölümden 2. yi seçerek devam edebilirsiniz

En başta belirttiğim "Tanrıların Arabaları" adlı belgeseli mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum herşey daha bi anlamlı geliyor izledikten sonra.40 yıldan eski bi begesel babam anlatırdı hep 65yaşında adam beni uzaylılara o belgesel inandırdı diye.Bu konuları seven ilgilenen varsa Google a "Tanrıların Arabaları izle" yazması yeterli yanlız ilk çıkan linklerde alt yazı kayık.Part halinde olan tr dublajlar var onlarla daha iyi anlarsınız.

Kaynak: www.siriusufo.org (forum)

Çevrimdışı Fatih SÜNNETCİ

  • Yönetici
  • Albay
  • *********
  • İleti: 5394
  • Karma +9/-2
  • Cinsiyet: Bay
    • MSN Messenger - Fatihsunnetci@msn.com
    • Yahoo Instant Messenger  - Fatihsunnetci@yahoo.com
    • Profili Görüntüle
    • Teamhondaintegra.com
    • E-Posta

Çevrimdışı mert4892

  • Çavuş
  • ***
  • İleti: 131
  • Karma +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
nasa ya güvensekmi abi :D tırsıyorum :D

NASA'dan 21 Aralık açıklaması

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Maya takvimine göre Dünya'nın 21 Aralık'ta yok olacağı ile ilgili iddiaları bertaraf etmek için internet sitesinde özel bir bölüm hazırladı.

 İnternet sitesinde, Dünya'nın sonu ile ilgili iddiaların kökeni, Maya takvimi, gezegenlerin sıralanması ve Niburu gezegeni gibi konularla ilgili sorulara yanıt veren NASA, Dünya'nın 2012'de yok olmayacağını belirtti.

NASA, Dünya'nın sonu ile ilgili iddiaların Sümerler tarafından bulunduğu öne sürülen Nibiru adlı sözde bir gezegenin Aralık ayında Dünya ile çarpışacağı varsayımına dayandığını ifade etti.

Çarpışma için önce Mayıs 2003 tarihinin ileri sürüldüğünü belirten NASA, bu tarihte hiçbir şey olmayınca Aralık 2012 tarihinin belirlendiğini işaret etti.

Nibiru gezegeni ile ilgili hiçbir veri olmadığına dikkati çeken NASA, "Eğer bu gezegen gerçek olsaydı ve Dünya ile çarpışacağı bir rotada bulunsaydı, bunu en az 10 yıl öncesinden bilebilirdik. Aynı zamanda gerçekten 21 Aralık'ta Dünya'ya çarpacak olsaydı Nibiru'yu şimdiden gökyüzünde çıplak gözle görebilmemiz gerekirdi" dedi.

Maya takviminin 21 Aralık'ta sona ermediğine işaret eden NASA, "Tıpkı evlerimizdeki takvimlerin, 1 Ocak'ta yeniden başlaması gibi Maya takvimi de 21 Aralık'tan sonra yeni bir döneme başlıyor" ifadesini kullandı.

Uzay Dairesi, 23-25 Aralık arası tüm Dünya'nın karanlıkta kalacağı, gezegenlerin belirli bir hizada sıralanacağı, kutupların değişeceği, devasa bir göktaşının Dünya'ya çarpacağı, Dünya'nın manyetik alanın tersine döneceği ve gezegenin uzayda 30 bin ışık yılı gidip Samanyolu Galaksisi'nin merkezindeki kara deliğe düşeceği gibi diğer kıyamet senaryoları ile ilgili de hiçbir bilimsel kanıt bulunmadığını kaydetti.

NASA'nın Dünya'ya yaklaşan gökcisimlerini inceleyen bölümünden Don Yeomans, 21 Aralık'ta yeryüzüne çarpması beklenen hiçbir gökcisminin bulunmadığını, en yakın asteroidin ise 13 Şubat 2013'te Dünya'nın yakınından geçeceğini söyledi.

NASA'nın Marshall Uzay Uçuşları Merkezi'nden Mitzi Adams ise 2012 sonunda ve gelecekte Dünya'ya yönelik en büyük tehdidin, gökcisimleri değil, insanoğlunun ta kendisi olduğunu belirtti.
the hecTor ..

Çevrimdışı Fatih SÜNNETCİ

  • Yönetici
  • Albay
  • *********
  • İleti: 5394
  • Karma +9/-2
  • Cinsiyet: Bay
    • MSN Messenger - Fatihsunnetci@msn.com
    • Yahoo Instant Messenger  - Fatihsunnetci@yahoo.com
    • Profili Görüntüle
    • Teamhondaintegra.com
    • E-Posta
Mert ,Nasayı bilmemde bankalar eğer böyle birşey olsaydı kredi vermezdi daha yeni kredi çektim  :D
Ben bunu dünyanın sonu olarak değilde maddenin yapısında büyük bir değişiklik olcağı inancını taşıyorum  :)
Foton kuşağı bilimsel olarak gerçekleşen bir durum çünkü.. :-[

Çevrimdışı mert4892

  • Çavuş
  • ***
  • İleti: 131
  • Karma +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
abi 10.000 yıl önce olmuş sanırım bu olay bende az biraz inanıorm. Bende bu ay kredi borcu kredi kartı borclarımı yatırmadım boşu boşuna gerek yok son 10 günümde çılgınca eylenicem teg in deposunuda fulledim ooooh :D :D
the hecTor ..

Çevrimdışı Fatih SÜNNETCİ

  • Yönetici
  • Albay
  • *********
  • İleti: 5394
  • Karma +9/-2
  • Cinsiyet: Bay
    • MSN Messenger - Fatihsunnetci@msn.com
    • Yahoo Instant Messenger  - Fatihsunnetci@yahoo.com
    • Profili Görüntüle
    • Teamhondaintegra.com
    • E-Posta
Son 4 gün kaldı beyler bizdemi Şirinceye gitsek ne yapsak   :D
Şirincede olmak vardı anasını satayım hayat onlara güzel ne mutlu onlara valla para var huzur var.

Çevrimdışı Ömer ÇELİKER

  • Yüzbaşı
  • *****
  • İleti: 459
  • Karma +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ulen çok yakiyo diye arabayı da sattık oldumu şimdi tam gider ayak  :o :D
İntegra bu yaşamak lazım...

Çevrimdışı mert4892

  • Çavuş
  • ***
  • İleti: 131
  • Karma +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
20 aralık gecesi camide kalcam ben abi :)
the hecTor ..